İçeriğe geç

“Bu gemi artık yürümez”

CTP Milletvekili Asım Akansoy, işlerin artık ülkede sıradan bir şekilde yürümediğini belirterek, “sistem çöktü, altyapı yatırımı, reel sektörün gelişmesi diye bir şey yok. 2020 yılı ekonomik sorunlara gebedir. Bunu görüyoruz” dedi

“Bu gemi artık yürümez”

CTP Milletvekili Asım Akansoy, ülkede sistemin çöktüğünü, daha etkili siyaset yapmanın şart olduğunu belirterek, ülkeyi normalleştirmeye çalışmanın en büyük tehlike olduğunu, bölünmüş bir ülkede yaşadığımızı ve büyük sorunlarla karşı karşıya olduğumuzu söyledi.

Akansoy, iç siyasette büyük sıkıntıların olduğunu, siyasette bir sıkışmışlığın hakim olduğunu, bu nedenle herkesin uygun bir tavırla topluma yaklaşmaya çalışmakta olduğunun altını çizdi. “Daha etkin bir muhalefet yapmamız gerekir” diyen Akansoy, “bu topluma ne kadar yansır bilemiyorum. Çünkü toplum siyasete karşı mesafeli” dedi.

Akansoy, hükümetin Türkiye ile mali protokolü 15 Ocak’ta imzalayacağını söylediğini, ancak dün sorulması üzerine henüz belli değil yanıtını aldıklarını belirterek, “Bu protokol düzenini artık masaya yatırmamız gerekir. Türkiye ile KKTC arasındaki protokol düzeyine el atmak gerekir” diye konuştu.

Yaklaşmakta olan cumhurbaşkanlığı seçimine de değinen Akansoy, “Çok adaylı bir seçime doğru gidiyoruz. Önemli olan Kıbrıslı Türkleri bir maceraya sokmayacak, Doğu Akdeniz’deki gerginliği gerekçe gösterip daha da izole etmeyecek bir başkanın seçilmesidir. Özellikle sandığa gitmeme düşüncesinde olanların bu seçimde sandığa giderek irade ortaya koyacaklarını düşünüyorum. Bu seçim, federasyon ve federasyon karşıtı olanların değil, barış isteyen ve istemeyenlerin yarışı olacak” dedi.

Yeni Bakış

CTP Milletvekili Asım Akansoy, Yeni Bakış Web TV’de yayınlanan programda yaptığı açıklamada, UBP-HP’nin biraraya gelerek hükümeti oluşturduğunu, “bana para verin yol yapayım”gibi bir mantıkla hareket ettiğini belirterek, 4’lü hükümeti bozarken Türkiye ile ekonomik alanda daha uyumlu olacaklarını söyledikleirni, ancak bu yönde bir icraat göremediğini söyledi. Akansoy, hükümetin, Türkiye ile ekonomik protokolü siz imzalayamadınız, biz imzalayacağız “ dediklerini, anvcak henüz imzalanmdığını ve beklenen kaynağın da gelmediğini belirtti. Akansoy, Başbakan Tatar’ın, “ekonomik pastayı büyüteceğiz, kaynağı artıracağız” dediğini ifade ederek, “o halde buyurun yapın” diye konuştu.
Akansoy, işlerin artık ülkede sıradan bir şekilde yürümediğini belirterek, “sistem çöktü. Bu gemi artık yürümez. Altyapı yatırımı, reel sektörün gelişmesi yoktur. 2020 yılı ekonomik sorunlara gebedir. Bunu görüyoruz” dedi.

“Protokolün ne zaman imzalanacağı belli değil”
Akansoy, Meclis’te yaptıkları eleştirilerde hükümeti sürekli uyardıklarını, ancak iktidarın her şey iyi gidiyor imajı verdiğini söyledi. Akansoy, hükümetinTürkiye ile imzalanacağını söyledikleri protokol için 15 Ocak tarihini verdiğini, ancak dün sorulması üzerine henüz belli değil yanıtını aldıklarını kaydetti. Akansoy, “Bu protokol düzenini artık masaya yatırmamız gerekir. Türkiye ile KKTC arasındaki protokol düzeyine de el atmak gerekir” diye konuştu.

“Kahramanlık yapmanın anlamı yok”
Akansoy, şöyle devam etti, “Oturduğumuz yerde kahramanlık yapmanın anlamı yoktur. Dün yağmur yağdı, gördük. Gençlerin sosyal medyadaki tepkisi bu doğrultuda önemli. Ortaya koydukları tavra saygı duyuyorum. Siyasi partilere ve sendikal örgütlere karşı mesafe koyuyorlar. Biz bu mesafeye uyacağız. Birer vatandaş olarak bu haftaki eyleme destek vereceğiz” dedi.

“Siyasette sıkışmışlık var”
Akansoy, iç siyasette büyük sıkıntıların olduğunu, siyasette bir sıkışmışlığın hakim olduğunu, herkesin uygun bir tavırla topluma yaklaşmaya çalışmakta olduğunun altını çizdi. “Daha etkin bir muhalefet yapmamız gerekir” diyen Akansoy, “bu topluma ne kadar yansır bilemiyorum. Çünkü toplumun siyasete karşı mesafesi var. Tüm siyasi partiler aynıymış gibi davranılıyor” dedi.

“Ülke çöktü”
Asım Akansoy, “Ülke neredeyse çöktü. Seyrüsefer ile ilgili vergimi ödüyorum nereye gidiyor sorusu önemlidir. Maliye Bakanlığı kalemlerinde belli bir düzenleme yapılmalıdır. Alınan vergilerin belli bir kısmının yollara yansıması gerekmektedir” şeklinde konuştu.

“Barış isteyen ve istemeyenler yarışacak”
CTP Milletvekili Akansoy, cumhurbaşkanlığı seçiminin önemli olduğunu, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda hassasiyet olduğunu, bunun hep dile getirildiğini kaydetti. Akansoy, “Çalışacak bir yapıya ihtiyaç var. Cumhurbaşkanı Akıncı, çok önemli adımlar attı. Ancak seçim sürecinde her parti kendi adayını çıkartacaktır. Çok adaylı bir seçime doğru gidiyoruz. Önemli olan Kıbrıslı Türkleri bir maceraya sokmayacak,Doğu Akdenizdeki gerginliği gerekçe gösterip daha da izole etmeyecek bir başkanın seçilmesidir. Özellikle sandığa gitmeme düşüncesinde olanların bu seçimde sandığa giderek irade ortaya koyacak düşüncesinde olduğunu düşünüyorum. Bu seçimin federasyon ve federasyon karşıtı olanların değil, barış isteyen ve istemeyen olarak ikiye ayrılacağını düşünüyorum. Barış ve federal çözüm modelleri içeren, yetki paylaşımı gibi farklı açılımları da beraberinde getirecektir. Diğer cephedeki yaklaşıma sahip olanlar, herhangi bir düşünceye sahip olmadan, düşmanlaştırıcı yaklaşımla ve Kıbrıslı Türkleri kendi içine hapis eden temsilcileri olarak yarışa katılacaklardır. Bu kişiler Merhum Rauf Denktaş’ın genç versiyonlarıdır. Böyle bir durum bizleri daha da zor bir duruma iter” diye konuştu.

“Türkiye ile ortak bir siyaset çizmelidir”
Akansoy, 2020 yılının hem ekonomik hemsosyal hemde bölgedeki gelişmeler açısından çok kritik bir yıl olacağını belirterek, “o nedenle dışarıda bizi temsil edecek olan liderin, bizi çok iyi şekilde temsil etmesi gerektiğinin altını çizdi. Türkiye siyasetçilerine de görüşümüzü aktarıp onları ikna etmek son derece önemlidir. Kıbrıslı Türkler kendi kararlarını kendisi vererek garantör ülke olan Türkiye ile ortak bir siyaset çizmelidir” dedi.

“Mecliste kürsüye çıkıyoruz salonda kimse yok”
Akansoy, CTP olarak Meclis’te uyumlu muhalefet diye bir dertlerinin olmadığını belirterek, yapıcı muhalefet yaptıklarını söyledi. Akansoy, “Eğer ki bir yasa bizimde görüşlerimizle, kamu yararı gözetilerek hazırlanırsa destek veririz. Gıda hijyen konusunu UBP getirdi. Şimdi buna karşı mı çıkacağız, tabii ki hayır. Toplumda büyük sorunlar vardır mecliste bunları daha da etkili bir şekilde dile getirmemiz lazımdır. Bugün buna ihtiyaç vardır” dedi. Akansoy, 1970’li yıllarda CTP’nin daha etkili muhalefet yaptığının söylendiğini belirterek, “o zaman karşınızda sadece bir UBP vardı, sonuna kadar tartışırdınız. Ancak bugün görüyorsunuz mecliste kürsüye çıkıyoruz salonda kimse yok, boş koltuklara konuşuyoruz” diye konuştu.

“Barış bağlamında çıkacak olan adaylar kesinlikle muhtar olamazlar”
Türkiye’deki Kıbrıs masasının, Türkiye’nin Kıbrıs sorunuyla ilgili politikasına çalıştığını belirten Akansoy, “gerek Talat gerekse Akıncı dönemine bakıldığında burada da kendi politikamızı biz kendimiz ürettik. Türkiye’nin farklı bir görüşü varsa masada oturulup konuşulmalıdır. Bizim muhtara ihtiyacımız yok. Bizim güçlü etkili siyaset yapan kişilere ihtiyacımız var. Kıbrıslı Türklerin hak ve çıkarlarını masada öne çıkarak siyasetçilere ihtiyacımız var. Barış bağlamında çıkacak olan adaylar kesinlikle muhtar olamazlar. Siyaset yöntemleri farklı olabilir ama ilkesel olarak bakıldığında aynı vizyon vardır. Ancak ortak yaklaşımın aynı olması yeterli olmadığından bir CTP olarak aday çıkardık. CTP bütün kapasitesiyle bu adayının yanında durursa bu bizi çözüme götürebilir” dedi.

“Türkiye’nin Kıbrıs konusunda ilkesel bir siyaseti yok”
Akansoy, şöyle devam etti, “Mesele sadece Türkiye’nin siyasetiyle ilgili değil. İçinde bulunduğumuz dönem farklı bir dönemdir. İlkesel siyasete önem verenlerin anlamakta zorlandığı bir dönemden geçiyoruz. Amerika, Süleymaniyi vurdu. İran ayaklandı. Karşılığını ordu olarak vereceğiz denilerek iki Amerikan Üssünü bombaladı. İkisi de bizim kabul edeceğimiz rejimler değil. Bu savaş da değil, danışıklı dövüştür. Amerika bu küresel eksende sadece Amerika değil, Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra dünya düzeninde neler olduğuna bakmak gerekir. Türkiye’nin siyaseti ile Rusya’nın siyasetine bakıldığında büyük benzerlikler görürüz. Avrupa Birliği sürecinden uzaklaşmış Türkiye siyasetini bölgesel güç üzerinde yoğunlaştırdı. Geçmişte AKP ile kürt siyasetinde sürdürülen uzlaşı süreci ortadan kalktı. Türkiye Nato’dan çıkıyor, ancak Rusya’dan silah alıyor. Dolayısıyla olaylara kendi çıkarına uygun olup olmadığı yönünde bakıyor. Kıbrıs sorununda da böyledir. Çözüm istemem demiyor. Ama bu durum da böyle devam edemez diyor. Genel anlamda ilkesel bir siyaset yoktur. Kendi hak ve çıkarlarını gözeten bir durum vardır. Çıkar federasyonsa federasyon vardır, çıkarı konfederasyon yönündeyse konfederasyonu savunacaktır.”

https://www.yenibakisgazetesi.com/bu-gemi-artik-yurumez/42824/

Tarih:Siyasi Yazılar ve Makaleler

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*