"Enter"a basıp içeriğe geçin

“Anastasiadis’in Stratejisi Kıbrıs Sorununu Ortadoğulaşmaya Sürükledi” Haravgi

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Asım Akansoy, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in yeniden birleşme istediğini söylemesine karşın “Kıbrıs Cumhuriyeti”ni Kıbrıslı Türkleri dışlayarak ileri götürmeye çalışarak yanlış taktik izlediğini, bölgeyi çatışmaya hatta savaşa götürebilecek bu stratejinin, Kıbrıs’ı ve Kıbrıs sorununu da Ortadoğulaşmaya sürüklediği görüşünü ortaya koydu.

Haravgi Akansoy ile yaptığı söyleşiyi “Anastasiadis’in Stratejisi Kıbrıs Sorununu Ortadoğulaşmaya Sürükledi” başlığıyla yayınladı.
Akansoy, çok kritik bir dönemden geçilmekte olduğuna dikkat çektiği söyleşide doğal gaza dair birçok tartışmanın ardından gerçekleşecek olması ve liderlerin de uzun süredir görüşmemiş bulunması nedeniyle 9 Ağustos’taki görüşmenin çok önemli olduğuna dikkat çekti.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın federasyon istediğinden en küçük bir kuşku bile duymadığını ve iki tarafın vardığı bütün ortak anlayış ve yakınlaşmaların Anastasiadis’i bağlamakta olduğunu söyleyen Akansoy, “Anastasiadis yanlış taktik izliyor” dedi, şunları ekledi:
“Yeniden birleşme istediğini söylüyor ama Kıbrıs Cumhuriyeti’ni Kıbrıslı Türkleri dışlayarak ileri götürmeye çalışırken zayıflık gösteriyor. Bu strateji bölgeyi çatışmaya ve hatta savaşa götürebilir. Bu strateji maalesef Kıbrıs sorununu Ortadoğulaşmaya sürükledi.”
Anastasiadis’in yanlış politikasının Kıbrıs sorununun parametrelerini değiştirdiğine de dikkat çeken Akansoy, “Çünkü Anastasiadis Kıbrıs sorununa müdahil veya ilgilenen ülkelerin çıkarlarının yeniden belirlenmesini gündeme getirdi. Bugün ABD, Rusya, İsrail olgulara farklı bakıyor. Kıbrıs sorununa bu kadar katı ve gösterişli şekilde yaklaşmazken uluslararası düzeyde yönetilebilir bir durum vardı. Dolayısıyla Kıbrıs sorunu açısından ‘kritik an’dır. Bu yüzden vurgulamak isterim ki hepimiz, Kıbrıslı Türk ve Rum demokratlar ‘an’ın ne kadar kritik olduğunu anlamalıyız çünkü alacağımız karar çocuklarımızın geleceğini belirleyecek.”
“GÖREVİMİZ UZLAŞILANLARIN ÖTESİNDE ÇÖZÜMLER İLERİ GÖTÜRENLERİN GERÇEK YÜZÜNÜ ORTAYA ÇIKARMAK VEYA MASKELERİNİ ATMAKTIR”
Akansoy önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili bir soruya karşılık “elbette Kıbrıslı Türk lider seçimi bütün müdahil tarafların ilgisini çekti, çekiyor” dedi, özetle şunları ekledi:
“Kıbrıs Türk toplumunun toplumsal varlığı, temsiliyeti, ortak federal bir devlete ulaşma niyeti, dönüm noktasına ulaşıyor. Çözüm isteyenler ile istemeyenler arasında bir karşılaşma söz konusudur. Bana göre konfederasyon modeli arzu edilen çözüm değildir. arzumuz BM parametreleri temelinde bir çözümdür ve bu çerçeveyi görüşüyoruz. Görevimiz, uzlaşılanların ötesinde çözümler ileri götürenlerin gerçek yüzünü ortaya çıkarmak veya maskelerini atmaktır.”
“RUM TARFI KIBRIS TÜRK TOPLUMUNUN EKONOMİK VE AB DÜZEYİNDEKİ SORUNLARINI GÖĞÜSLEMESİNE YETERLİ İLGİ GÖSTERMİYOR”
TC-KKTC arasındaki yeni Ekonomik Paket ile ilgili soruya karşılık, büyük ülkelerin veya IMF gibi uluslararası örgütlerin ekonomik katkı sağlarken kendi ekonomi modellerini de dayattıklarını kaydeden Akansoy, Yunanistan ile Troyka ve memorandum örneğini verdi. Akansoy kendilerinin paket olmadan ekonomik sürdürülebilirlik ve kalkınma olamayacağı için kabul ettiklerini ancak şimdiki paketin, bazı maddeleri nedeniyle kabul edilmez olduğu görüşünü ortaya koydu, şunları da söyledi:
“Kıbrıs Rum tarafının, Kıbrıs Türk toplumunun ekonomik ve AB düzeyindeki sorunlarını göğüslemesine yeterli ilgi göstermemesini üzüntüyle izliyorum. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin sadece Ada’nın Güney kesiminde yaşayanların hak ve çıkarlarını savunmakla yetinme hakkı yoktur. Ada’nın Kuzey kesiminde Kıbrıs sorununun çözüm iradesi canlıdır. Şimdi, Kıbrıslı Türklerin toplumsal varlığı açısından, toplumsal kendine yeterliliğe ihtiyacı vardır ve bu nedenle Kuzey’deki ekonomik faaliyetlerin AB ile uyumlaşması gereklidir. Kıbrıslı Türk solcular olarak izah etmeyi ve bu mesajı vermeyi neden başaramadık bilmiyoruz. Kıbrıslı Türklerin gerek doğrudan ticaret gerek Yeşil Hat Tüzüğü ile ilgili bazı inisiyatiflerle nefes alabilmesine neden yardım etmiyoruz? Bir izolasyonda mahsur ve esir olan Kıbrıslı Türklerin bir ekonomi mafyasına esir olmasına neden kayıtsız kalıyoruz?”

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*